Tarih, Hukuk ve Fiil Arasında Ege’de Türk Adaları
22 Kasım 2015
İki Seçim Arası Terör ve “Çözüm Süreci”
22 Kasım 2015

Geniş Karadeniz Havzası (Kafkasya-Hazar Türkistan Perspektifi)

Giriş

Soğuk savaşın Amerika’nın önderliğindeki Atlantik cephesi tarafından kazanılmasının ardından dünya iki kutuplu bir uluslararası ilişkiler sistemden tek kutuplu, Amerika’nın her anlamda hegemonyasına dayanan yeni bir sürece girmiştir. Âdeta Amerikan kültür dünyasının da küreselleştiği bir süreci yaşamaktayız. Küresel güç ABD’nin, bu patronajını devam ettirebilmek için yaptığı planlama ve projeksiyonlarda, kendisine ve patronajına meydan okuyabilecek güçlere karşı önleyici (!) tedbirler almaktan kaçınmadığı bilinmektedir. ABD’ye mevcut durumda meydan okuyabilecek güçler Asya kıtasından çıkacağı bellidir. Zira dünya siyasî tarihinde, Tunç Çağı’ndan itibaren, dünya hegemonyası bir Asyalı bir Avrupalı güç tarafından münavebeli olarak götürülmüştür. Tarihsel arka plan bunu göstermektedir.

Bu anlamda 2025 yılından itibaren Asya Bloğunun toplam üretimi Atlantik Bloğunu geçecektir. Bu yeni bir siyasal sistem örgütlenmesi ve mimarisini icbar eder. Asya Bloğunda, siyasî, askerî ve ekonomik olarak baktığınızda en önemli güç Çin olarak belirmektedir. ABD Çin’in yükselişini engellemek için ucuz, sürekli ve güvenli enerjiye erişimini kontrol altına almak istemektedir. Afrika operasyonlarıyla Çin’in bu yönelimi engellenmiştir. Yegâne alternatif Orta Asya Hazar Havzası’dır. Bu alan kontrol edilirse Çin’in alternatif olma özelliği seçenek dışı kalacaktır. Keza AB üzerindeki ABD velayeti süreklilik kazanacak, Rusya Uralların doğusundaki nüfusunun azlığı sebebiyle sınırlandırılabilecektir. En azından stratejik tahayyülü bunu öngörmektedir.

Amerika bu coğrafyanın uzağındadır. Bu coğrafya ve kültürlerle hiçbir iltisakı yoktur. Bu alanda etkili olacak dış politika araçları son derece sınırlıdır. Son dönemde bölgede meydana gelen siyasî ve sosyal olaylar bölgeyi tekrar dünya gündemine taşımıştır.

1. ABD’nin Karadeniz Politikaları

Bu anlamda meseleye ışık tutmak için ABD eski Ankara Büyükelçisi Ross Wilson’un Arı Hareketi’nin düzenlediği 9. Yıllık Güvenlik Konferansında yaptığı “Karadeniz Coğrafyası’ndaki Amerikan Politikası” başlıklı konuşma çok önemli. Konuşmanın tam metnine [http://www.esiweb.org/pdf/esi_turkey_tpq_id_58.pdf] bağlantısından erişilebilir. Bu konuşmayı aralara italik olarak girdiğimiz yorumlarla değerlendirmeye çalışacağım.

“Amerikan perspektifine göre NATO şu an olduğu gibi gelecekte de Karadeniz Coğrafyası’nı da içeren Avrupa-Atlantik Coğrafyası’nın temel ve üstün nitelikli güvenlik kaynağı olmaya devam edecektir. Amerikan yaklaşımı, bölgeye doğrudan müdahale yerine müttefikler ve dost ülkeler aracılığıyla ve bu ülkelerin rahat hareket edebilecekleri çerçeveler dahilinde güvenlik hususunda işbirliği ve eşgüdümü güçlendirme esasında harekete dayanmaktadır. ABD Karadeniz’de fizikî olarak varlığını tesis etmek peşinde değildir. Ancak ABD bölgede müttefikleri ve dost ülkeler aracılığıyla güvenlik ve işbirliğini güçlendirmeyi ve kalıcı kılmayı kendi ödevi bilmektedir.”

Sayın Büyükelçi nezaketle bu işi, “ABD olarak değil NATO şemsiyesi altında yapacağız ve bunun adı Amerika değil NATO varlığı olacak” demeye getiriyor.

“Karadeniz söz konusu olduğunda temel çıkış noktalarından biri de bölgenin doğası üzerine düşünmeye başlamaktır. Bölgenin doğası aynı anda hem kendine özgü (hususî) hem de biçimsiz ve değişken olarak görünebilir. Herhangi biri haritaya baktığında Karadeniz’in büyük bir su kütlesi olarak etrafındaki ülkeleri kendine doğru çektiği düşüncesine kapılabilir. Ancak yakın tarihte, bu bölge bu şekilde birbirine yaklaşmış bir bütün olmaktan uzaklaşacak şekilde hareket etmiştir. Bölgedeki ülkeler arasındaki münasebetler çoğu zaman tıkanmış, bazen de her an gerçekleşmesi muhtemel fırsatlar beklentisi hêlinde seyretmiştir. Ancak bu münasebetler ve etkileşim her zaman hayal kırıklığına uğratacak şekilde, olması gerektiğinden az bir şekilde, ortaya çıkmıştır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir