IŞİD’in İran’da Eylem Kapasitesi
22 Kasım 2015
Almanya: Kuşatılmaya ve Baskı Altına Alınmaya Çalışılan Bir Güce Doğru mu?
22 Kasım 2015

Moskova Bolşevik Mirasını Terk mi Edecek?

‘Legendarni Sevastopol’

Simferopol (Akmescit)-Sivastopol (Akyar) arası yaklaşık 1,5 saat. Üç şeritli bakımsız bir yol. Resmî heyet geçerken arabalar yana çekilip durmaya alışmış. Irak’ta da gördüm aynı psikolojiyi. Kırım’ın dünya ile cep telefonu irtibatı yok. Rusya hatları dışında gsm çalışmıyor. Simferopol’den çıkarken Metro Grossmarket, Kodak ve çeşitli araba markalarının (Toyota, Wolksvagen…) satış ve servis binaları dikkatimi çekti. Kırım’da trafikteki arabalar Japon ve Alman malı. Ambargo pratik çözümler de getirmiş; Dr. Simens, My Iphone gibi…

Simferopol’de bulunan Tavriya Üniversitesi’nin adı Kırım Federal Üniversitesi olarak değiştirilmiş ve Rusya Federasyonu’ndaki onuncu federal üniversite olmuş. Üniversite’de 1994’de Türkçe bölüm açılmış. Kırım-Tatarcası bölümü Sovyetler Birliği döneminde de varmış. 1944 sürgünü sonrası bu bölüm Taşkent Devlet Üniversitesi’ne taşınmış. 1991 sonrasında ise tekrar Simferopol’e dönmüş.

Sivastopol’un kökeni Gagarin rayonunda deniz kenarında bulunan antik Yunan kolonisi Chersonesos Taurica’ya dayanıyor. Taurica’da bulunan çan, ganimet olarak alınan Türk toplarının eritilmesi ile 1778’de Taganrog’da yapılmış. Kırım Savaşı’nda Paris’e götürülmüş. 1913’de Rusya’ya iade edilmiş. 1783’de (eski adı Ahtıyar olan) Sivastopol Limanı’nı II. Katerina kurmuş. Lenin Caddesi’nde, limanın kurulduğu yerde, şehrin kuruluş anıtı bulunuyor. Bu anıtın yanında valilik, belediye sarayı ve Anna Ahmatova’nın evi bulunuyor. Duygusal St. Petersburg şiir geleneğinin en önemli temsilcisi olan Ahmatova’nın dedesi Sivastopol’da Lenin Caddesi’ndeki tek katlı evde oturmuş. Ahmatova küçükken bu eve sık sık gelmiş. Ahmatova’nın babası kızının şairliğinin isimlerinin saygıdeğerliğine gölge düşüreceğine inandığı için, Tatar kökenli büyükannesinin soyismini kullandırmış.

Kırım’ın Rusya Federasyonu’na bağlanmasından sonra Sivastopol, Moskova ve St. Petersburg’tan sonra federal şehir statüsüne sahip üçüncü şehir olmuş. Sivastopol’de meçhul asker anıtı dışındaki bütün anıtlar ve heykeller Çarlık Rusyası ile Osmanlı Devleti arasındaki savaşlarla ilgili. Örneğin, Sinop Baskını ve Kırım Savaşı’nın efsanevî Amirali Pavel Stepanovich Nakhimov’un (1802-1855) heykeli hemen dikkat çekiyor. Kırım’da bazen Türkler ev sahibi, Ruslar misafir olmuş. Devir değişmiş Ruslar ev sahibi, Türkler misafir olmuş. Sonuçta Kırım her zaman farklı kimliğini korumuş.

Kırım Savaşı için yapılan kilisenin yanı başında bulunan Sivastopol Deniz Kuvvetleri Müzesi’nin ana katı Osmanlı Devleti ile yapılan savaşlara, üst katı ise II. Dünya Savaşı’na ayrılmış. SSCB Deniz Kuvvetleri ve Çarlık Deniz Kuvvetleri bayrakları asılmış. Rusya Federasyonu Deniz Kuvvetleri de Çarlık dönemi bayrakları kullanmaya başladı. Sinop Baskını’nda ele geçirilmiş Türk bayrağı özenle katlanmış. Sinop Baskını tarihi 18 Kasım 1853 olarak verilmiş. Türk tarihinde ise 30 Kasım olarak bilinir. 93 Harbi (1877-78) Osmanlı-Rus Savaşı ve 1916’da I. Dünya Savaşı’nda ele geçirilen Türk bayrakları da özenle sergileniyor. Müze’de Sinop Baskını’nda Osmanlı amiralinden ele geçirilen Karadeniz haritası ve R.K. Jukovski’nin 1853’de yaptığı Sinop Baskını tablosu, 93 Harbi’nde Savaşı’nda ele geçirilen Karadeniz Haritası, Plevne Savunması’na (1877) âit Osmanlı kılıç ve tabancalar, Mecidiye Korumalı Kruvazörü’nün Odessa’da mayına çarpmasının fotoğrafı (Ruslar 21.03.1915, Türkler 21.04.1915 olarak veriyor), Goeben (Yavuz) fotoğrafı, Bahriahmer, Bezmialem, Mithatpas¸a’yı Rusların Zonguldak’ta batırmasının fotoğrafı (Rusların 1916 olarak verdiği tarihi Türkler 16.11.1914 olarak veriyor) sergileniyor. Kırım Savaşı (4 Ekim 1853-30 Mart 1856) ise Ayvazovskiy’nin tablosu ile canlandırılmış, savaş zamanına âit objelere yer verilmiş.

“Legendarni Sevastopol” (Efsanevî Sivastopol), Sovyetler Birliği’nin popüler şarkısıydı. 1944’de müziği Vano Muradeli tarafından bestelendi ve sözü Petr Gradov tarafından yazıldı. Sivastopol 1965’de “Kahraman Şehir” unvanını aldı. Şarkı, 1985’de Sovyetler Birliği Karadeniz Filosu’nu konu alan “Sluşat v otsekah” adlı filmde kullanıldı. 1994’den itibaren Sivastopol şehrinin marşı ve Rusya Federasyonu Deniz Kuvvetleri’nin önde gelen şarkılarından biri oldu. Şehitler her ülkenin baştacıdır. II. Dünya Savaşı için bestelenen bir Sovyet şarkısı der ki: “Şehitler ölmedi, hepsi turna oldu, onun için gökyüzüne bakınca şehitler yakalıyor bizi…”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir