Editörden “Kasım 2015 – Sayı 175”
22 Kasım 2015
IŞİD’in İran’da Eylem Kapasitesi
22 Kasım 2015

Ortadoğu Eksenli Yeni Dünya Düzeni

Giriş

ABD ve ABD liderliğindeki Batı’nın uygulamaya koyduğu Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ve/veya Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi (GOKAP) çerçevesinde; Körfez Savaşı, Afganistan ve Irak’ın işgali ile müteakiben Arap Baharı sürecinin sonucunda Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi ve bu bölgelerde yer alan ülkeler domino etkisine kapılmış; kaosa, iç savaşa, ayaklanmalara ve istikrarsızlıklara sahne olmuştur. Bundan olumsuz olarak en büyük nasibi alanlar ise Libya, Irak ve Suriye gibi aşiret, dinsel/mezhepsel, etnik ve sosyokültürel derinlikleri, farklılıkları ve kırılganlıkları olan ülkeler olmuştur.

Söz konusu ülkeler BOP/GOKAP’ın bir sonucu olarak ortaya çıkan ve otorite boşluklarından yararlanan Vahhabî/Selefî terörist grupların şiddetine mâruz kalmış, sırasıyla El Kaide-El Nusra ve IŞİD (İD)’in hükümranlık alanı hâline gelmiştir. Irak’ın batısında ve merkezinde, Suriye iç savaşı ile de Suriye’nin kuzeyinde ve doğusunda geniş ve derin bir alanda hâkimiyet kuran IŞİD iki ülkenin mevcut siyasî sınırlarını ortadan kaldırmış, zaten sorunlu olan ülkeleri daha da istikrarsızlaştırmıştır. IŞİD mezhepsel ve etnik temizlik yaparak, her iki ülkede de yarattığı korku ve dehşet sayesinde bugün milyonlarca insanı mülteci/göçmen durumuna sokmuş, dünyadaki en büyük kitlesel göç/mülteci hareketlerine yol açmıştır.

Suriye’de öncelikli tehdit görülen Esad rejiminin sona erdirilmesi IŞİD’in vahşeti sonucu geri planda kalmış, ABD liderliğindeki koalisyon ile bu cephenin karşısında yer alan İran ve Rusya ise neredeyse Irak ve Suriye’de ortak düşman IŞİD’e karşı müttefik olmuşlardır. IŞİD’in Irak ve Suriye’de ilerlemesini durdurmak, kasaba ve şehirleri ele geçirmesini önlemek ve işgal edilen yerleri kurtarmak, askerî, siyasî ve ekonomik alanlarda etkisizleştirmek, göç hareketlerini ve ülke içinde insanların yer değiştirmesini önlemek için havadan ABD ve ABD liderliğindeki koalisyon, karadan İran, Hizbullah, hem karadan ve hem de havadan olmak üzere Rusya askerî varlıklarını söz konusu ülkelere görünürde IŞİD ile mücadele, geri planda ise Ortadoğu’da güç mücadelesi maksadıyla sokmuşlardır. ABD, askerî harekâtlarla Irak’ta havadan Irak ordusunu ve peşmergeyi desteklerken, İran Devrim Muhafızları, Şiî Hizbullah örgütü Şiîlerle birlikte karadan; Suriye’de ise ABD havadan PKK/PYD ve ÖSO’yu, Rusya havadan ve karadan Esad rejimi ve PKK/PYD’yi, İran ise Esad rejimini IŞİD’e karşı desteklemektedir. Suriye’de başlangıçta ÖSO ile Esad rejimi arasındaki 2011 yılında başlayan iç savaş, 2014 tarihinden itibaren IŞİD’e karşı verilen mücadeleye dönmüştür. Bu bağlamda; Irak ve Suriye’de çok geniş ve derin bir alanda çok uluslu, çok örgütlü grift bir asimetrik-konvansiyonel karışımı yeni bir savaş sürmektedir.

Rusya’nın Dış Politikası ve Yakın Çevre Doktrini

Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı dağıldıktan sonra eski Sovyetler Birliği üyesi ülkelerden Ukrayna ve Gürcistan Rusya’nın hegemonyasından kurtulmak, NATO ve AB’ye üye olarak hızla her alanda Batı’ya entegre olmak istemişlerdir. Ancak Rusya, bu iki eski Sovyetler Birliği üyesi ülkenin Karadeniz-Kafkasya-Hazar Denizi Havzasındaki stratejik konumlarından dolayı ve Yakın Çevre Doktrini çerçevesinde; doğalgazı, bu ülkelerde yaşayan Rus azınlığı ve bu ülkelerde bulunan özerk bölge ve özerk cumhuriyetleri bu ülkelere karşı caydırıcı argümanlar olarak kullanarak, Batı’ya entegre olmalarını engellemektedir. 2008 yılında Rusya’nın Gürcistan’a Güney Osetya üzerinden savaş açarak Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e 30 km. kadar yaklaşması ve sonrasında tekrar G.Osetya’ya çekilerek Rus Barış Gücü kılıfıyla asker bulundurması, 2014 yılında Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosunun Rusya’ya bağlanma kararı alması ve Rusya’nın bu talebi kabul ederek Kırım’ı ilhak etmesi ile Rus yanlısı ayrılıkçı militanların Doğu Ukrayna’da iç savaş çıkartarak Rusya’ya katılmak istemeleri yeni soğuk savaş döneminin ve dolayısıyla yeni dünya düzeninin dönemeç taşları olarak değerlendirilebilir.

Rusya; siyasî, askerî, ekonomik ve sosyokültürel alanlarda, ABD’nin dünyada tek başına hâkimiyetine izin vermemek maksadıyla öncelikle eski Sovyetler Birliği üyesi devletler olmak üzere Asya, Afrika ülkeleri ile (Çin, Hindistan ve İran dahil) ŞİÖ, BDT, Avrasya Ekonomik Birliği (AB) gibi etkili ve geniş bir alanda siyasî, askerî, ekonomik, sosyokültürel ve enerji kaynakları ve güzergâhları gibi sıkı işbirliğine ve stratejik ortaklıklara imza atmıştır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir