Din Üzerinden Şiddete ve Savaşa Çağrı -Radikal İslâm ve Evanjelik Misyon-
21 Ocak 2016
PKK, Kent Savaşları ve Psikolojik Travma
21 Ocak 2016

Barzani’nin Bağımsızlık Hazırlıkları, PKK ve Bölgenin Geleceği

Giriş

2015 yılı Ortadoğu’da Kürtler için etkin ve verimli bir yıl olmuştur. Irak kuzeyinde IBKY; IŞİD ile mücadele çerçevesinde ABD, ABD liderliğindeki koalisyon, Irak ordusu, İran, Hizbullah ve PKK/PYD destekli olarak Kerkük, Sincar ve Mahmur’u IŞİD’den geri almış ve hakimiyet alanını genişletmiş ve nüfuzunu arttırmıştır. Irak merkez ordusunun Saddam sonrası istenilen savaşçı seviyeye getirilememesi ve IŞİD karşısında tutunamayışı Irak yönetiminin Bağdat ve çevresi hariç otoritesinin kalmamasına ve bu otorite boşluklarının IŞİD ve IBKY ile doldurulması ile sonuçlanmıştır.

Suriye kuzeyinde PKK’nın Suriye kolu PYD-YPG ise Kobani’den sonra Rusya ve ABD’nin yoğun yakın hava desteğinde IŞİD’e yönelik karadan saldırılarını arttırmış ve Tel Abyad’ı IŞİD’den geri almıştır. PYD Suriye kuzeyinde Afrin ve Cezire kantonları arasındaki boşluğu hızla kapatıp Türkiye-Suriye siyasi sınırı boyunca, başka bir ifâdeyle Suriye kuzeyinde kantonlar arasındaki boşlukları doldurmayı ve Kürt koridoru oluşturmayı hedeflemektedir. Türkiye’nin kırmızı çizgisi saydığı Fırat batısında kalan Cerablus-Azez arasındaki 100-120 km.lik bölge, Kürt koridorunun tamamlanmasında kalan son bölgedir.

PKK/KCK/YDG-H ise; Rusya’nın desteğini alarak PYD’nin Suriye’deki askerî, siyasî, stratejik ve psikolojik kazanımlarını Türkiye’nin güneydoğusu ve doğusuna yansıtarak, kanton/öz yönetim ve özerklik ilân ederek Suriye’deki kantonlarla birleşmek ve özerkleşmek istemektedir. Bu bağlamda; kırsala dayalı şehir konsepti çerçevesinde Cizre, Silopi, Nusaybin, Diyarbakır Sur gibi hassas yerleşimlerde hendek kazarak, barikatlar hazırlayarak, ağır silâh mevzileri yaparak, tünel kazarak, bunları el yapımı patlayıcılarla tuzaklayarak ve birbirleriyle sistematik biçimde birleştirerek ve tamamlayarak, ateş gücüyle, engelle ve gözetleme ile kapatarak, sivil halkın bölgeyi terk etmesini önleyerek ve onları güvenlik güçlerine karşı koz olarak kullanarak, meskûn mahallerde muharebe taktiği kapsamında güvenlik güçleriyle (polis ve jandarma) çatışmaktadır. Ancak beklediği halk desteğini alamayan PKK; kaos ve terör yarattığı bu iller, ilçeler ve mahallelerde yoğun göçe, yıkıma, masûm sivillerin ölmesine ve yaralanmasına sebep olurken; eğitim-öğretime, sağlığa, kültürel ve tarihî değerlere/dokuya, çevreye ve sosyal hayata zarar vererek sivil hayata sekte vurmuştur.

Rusya, Beşar Esad rejiminin davetiyle Suriye kuzeyinde askerî yığınaklanmasını (savaş uçağı, İHA, S-300 ve S-400 füzeleri ve savaş gemileri) artırmış ve Suriye hava sahasını savaş uçakları, füzeler ve hava savunma sistemleri ile kapatmıştır. Özellikle Türk savaş uçaklarının Türkiye-Suriye sınırında bir Rus jetini düşürmeleriyle başlayan siyasî/diplomatik tıkanıklık, askerî caydırıcılık ve ekonomik yaptırımlar iki ülke arasındaki işbirliğini sekteye uğratmış ve krizi tırmandırmıştır. Rusya; Suriye kuzeyinde ve doğusunda Esad rejimi ve PYD’ye askerî, siyasî ve psikolojik desteğini sürdürürken, Esad rejimi muhaliflerine (ÖSO, Türkmenler ve diğer ılımlı gruplar) ve IŞİD’e yoğun hava taarruzlarını devam ettirmektedir. Özellikle Hatay güneyi ve Suriye Lazkiye arasındaki Bayırbucak Türkmenlerine karşı taarruzda bulunan Esad rejim ordusuna yakın hava desteğinde bulunmaktadır. Karadan ise füzelerle bu taarruzları desteklemektedir. Rusya, Esad’ın elini güçlendirmek ve Türkiye’yi Suriye’de geri itmek için, Fırat’ın batısına yönelik girişimlerini hızlandıracağı bilinmektedir. Bu bağlamda, Rusya IŞİD’i güneye ve Irak’a doğru iterken/ çekilmeye zorlarken, sınırın bu bölümünde Esad’ı ya da PKK/PYD’yi Türkiye’nin yeni komşuları hâline getirme ihtimali yüksek gözükmektedir.

IŞİD; kendisine karşı bütün dünyayı karşısına alırken ve geniş bir sahada savaşırken; Suriye ve Irak’ta Kürtlerin güçlenmesine ve topraklarını büyütmesine, Irak’ta İran ve Hizbullah’ın, Suriye’de ise Rusya’nın kalıcılaşmasına ve söz konusu ülkeler üzerinde bugün ve gelecekte siyasî-askerî ve ekonomik nüfuzlarının artmasına sebep olmuştur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir