Barzani’nin Bağımsızlık Hazırlıkları, PKK ve Bölgenin Geleceği
21 Ocak 2016
Günümüzde Toplumsal Şiddet ve Metamorfizmi
21 Ocak 2016

PKK, Kent Savaşları ve Psikolojik Travma

Güneydoğu’nun özellikle Cizre, Nusaybin, Sur ilçelerinde, PKK’nın Kobani’ye öykünerek gerçekleştirdiği yeni eylem biçimi ve yeni “Savaş Stratejisi” toplum üzerinde psikolojik olarak travma yaratacak boyutlara ulaşmıştır. Travma bireyde duyusal, davranışsal ve fiziksel sonuçlara neden olur. Travmanın kaynağı birey üzerindeki etkinin de derecesini belirler. Travma olayın sonucuna bağlı olarak gerçekleşir. Her tehlikeli olay veya şiddet travmaya sebep olmaz. Ölümle karşılaşma, ölüm korkusu, kendisinin ve başkasının fizikî bütünlüğüne darbe ile karşılaşmış, ölüm ve yaralanmaya tanık olmuş kişiler genellikle travma yaşarlar. Bütün bu durumlar karşısında birey, çâresiz kalma, aşırı korkuya kapılma, ümidini yitirme, dehşete kapılma gibi tepkiler verir. Literatürde “Travmatik Yaşantı”, “Normal Yaşantı”nın doğal akışında aksamaya neden olan, alışılmışın dışında, yoğun strese yol açan, sarsıcı bir olay, yoğun bir “kayıp” duygusunun olduğu yaşantılar olarak geçmektedir. Bu kayıp, güvenlik duygusunun, kimliğin ve geleceğin, geçmişe bakıp geleceği tahmin etme yetisinin, yaşam üzerindeki kontrolün, yakınların, diğerlerine güvenin, umutların, kişisel gücün, arkadaşların, evinin ya da eşyalarının kaybıdır.1

Travmaya neden olan afetlerin iki kaynağı vardır. Birincisi, insan dışı olarak da anılabilecek olan deprem, sel gibi doğal felâketlerdir. İkincisi de insandan kaynaklanan felâketlerdir. Bu ikinci grup travma kaynakları birincisine göre insan üzerinde daha fazla ve şiddetli bir etki bırakır. Çünkü, birincisinde Allah’tan gelen bir durumun varlığına inanılması söz konusudur. Bunun için de insan kadere bağlılığı oranında travmayı çabuk atlatır ve şiddetli yaşamaz. Ama insandan kaynaklanan ikincisi asıl olarak travma kaynağıdır. Savaşlar, terör, cinsel taciz ve tecavüz, çocuk istismarı, iş kazaları yâni kişinin insandan kaynaklanan ve başa çıkmasını zorlaştıran olaylar travmatik olaylardır.

Travma çok çeşitli psikiyatrik belirti ve hastalıklara yol açabilir. Akut Stres Tepkisi, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), Travmatik Yas, Depresyon, Somatoform Bozukluklar, Alkol-Madde Kullanım Bozuklukları, Anksiyete ve Mizaç Bozuklukları, Psikotik bozukluklar, varolan eski psikiyatrik bozukluğun alevlenmesi, kişinin toplumla uyumu ve iş, sosyal yaşantısında aksamalar, çalışma veriminin düşmesi travmatik olaylardan sonra en sık karşılaşılan psikiyatrik bozukluklardır. Ancak travmalardan sonra en sık rastladığımız psikolojik sorunların başında Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gelir.2 Terörist saldırılar, travmatik olaylardır ve bu saldırılara mâruz kalan kişilerde, başta Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) olmak üzere, çeşitli psikopatolojilerin gelişmesine neden olmaktadır.3

Bu olaylarda TSSB üzerine özel çalışmalar yapılmıştır. Terörist saldırılar nedeniyle TSSB gelişimi ile ilgili yapılan çalışmaların çoğunda kadın olmanın, etnik bir azınlıktan olmanın, düşük eğitim seviyesinde bulunmanın, çalışmıyor olmanın, daha az sosyal desteğe sahip olmanın, bekar olmanın, daha genç yaşta bulunuyor olmanın, daha önce psikiyatrik tedavi öyküsüne ve geçmişte travma öyküsüne sahip olmanın TSSB gelişimi açısından risk faktörleri oldukları bildirilmektedir.4 Yapılan araştırmalar, tekrarlayan terörist saldırılardan etkilenen topluluklarda, yeni bir saldırının gerçekleşebileceğiyle ilgili kaygının anlamlı derecede daha yüksek olduğu, bu durumun saldırıdan sonraki erken dönemde gelişen TSSB semptomlarının iyileşmesini olumsuz yönde etkilediği ve bu topluluklarda TSSB yaygınlığının daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca belirtilmesi gereken bir diğer husus da, dinî ya da azınlık olan bir etnik gruptan olanların, bu tür saldırılardan psikolojik olarak daha çok etkilendikleri ortaya çıkmıştır.5

Otuz yıldır süren terör olayları Güneydoğu insanını olduğu kadar bütün Türkiye’yi etkilemektedir. Doğaldır ki, bölge insanının mâruz kaldığı mağduriyet daha fazla ve şiddetlidir. Sur, Nusaybin, Cizre gibi ilçelerde meydana gelen sokağa çıkma yasağı ve iç savaş modelinde bir çatışma ortamı, günlerce temel ihtiyaçların giderilmesinde karşılaşılan sorunlar, şehrin ortasında sürekli silâh sesleri ve patlamalar, toplumun psikolojini derinden etkilemektedir. Bu durum Kürtler üzerinde bir mağduriyet psikoloji için uygun ortam yaratmaktadır. Çözüm Süreci’yle uygulamaya sokulan politikalar ve kullanılan söylemlerin Kürt kökenli vatandaşlarımız üzerinde, mağduriyet psikolojisini daha da derinleştirdiği görülmektedir.6 Çözüm Süreci’ne/Kürt Açılımı’na bağlı olarak mağduriyet psikolojisini pekiştiren ve derinleştiren etkenler şunlardır:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir