Muhafazakârlık ve Postmodernizm Üzerine (1): İnce Aynılıklar
20 Şubat 2016
Ajanokrasi ve Rusya’yı Şirketler Üzerinden Okumak
20 Şubat 2016

Rusya Türkiye İlişkilerinde Öncelikler ve Yeni Format

 

Türkiye Rusya arasında ekonomik ve ticarî ilişkilerin gelişmiş olması nedeniyle üstü kapalı ve gölgede kalan bölgesel, jeopolitik rekabet, 24 Kasım 2015 tarihinde Su-24 tipi Rus askerî uçağının düşürülmesiyle gün yüzüne çıktı. Sovyetler Birliği’nden itibaren geride kalan 31 yıllık ekonomik, siyasî, kültürel ve diğer alanlardaki birikim duraklama veya gerileme türbülansına girdi. Moskova ve Ankara arasında uzun süreden beri başarılı şekilde devam eden ekonomik ilişkiler nedeniyle söylemlere yansımayan bölgesel ve jeopolitik rekabet artık aktif olarak gündeme peşi peşine gelmeye başladı.
İmparotorluk döneminden beri devam eden ilişkiler Sovyetler Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti kuruluş yıllarında da iki ülke arasında devam etmiştir. Yine iki ülke soğuk savaş yıllarında ayrı bloklarda yer almasına rağmen, Aliağa Petrol Rafinerisi, Oymapınar Hidroelektrik Santrali, Bandırma Sülfürik Asit Tesisi, İskenderun Demir Çelik Tesisleri, Çayırova Cam Fabrikası gibi bazı ağır sanayi tesislerinin kuruluşlarında Türkiye tarafından Sovyetler Birliği’nden teknik destek alınarak her şeye rağmen komşuluk ilişkileri devam etti. İlişkiler 1984 yılında Sovyetler Birliği’nden alınacak doğalgaza karşılık Türkiye mal ve hizmetleri ödeme taahüdü ile ekonomik olarak canlanma sürecine girdi. 1992 yılında Rusya Türkiye arasındaki 1,5 milyar dolarlık ticaret hacmi 2004 yılına gelindiğinde Dokuzuncu Kalkınma Planı Dış Ekonomik İlişkiler Özel İhtisas Komisyonu 2005 yılı Raporu’na göre, 10,8 milyar dolara ulaşmasının ardından ilk kez bir Rus Lider Türkiye’ye ziyarette bulundu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir