İran’da Meclis ve Uzmanlar Meclisi Seçimleri
22 Mart 2016
Nominalist Aydınlar Üzerine Düşünceler
22 Mart 2016

“Afrika’da Yönetişim Sorunu Var”

Afrika, Sâdece Safari Değildir

2023- Ülke olarak Afrika hakkında pek bir bilgimiz yok, isterseniz öncelikle Afrika hakkında genel bir bilgi vermekle başlayalım söyleşimize.
V. İpek- En başta söylenmesi gereken şu: Afrika bizim belgesellerde izlediğimiz Afrika değil. Sâdece Türkiye’de değil bütün dünyada Afrika biraz oryantalist bakış açısıyla tanıtılıyor. Bunun da en büyük simgesi, safari. Bu tamamen turistler için oluşturulmuş bir algı. Afrika’ya gidelim; zebra görelim, fil görelim, aslan görelim ve dönelim. Afrika bu değil öncelikle. Ayrıca Afrika bir bütün de değil. Özellikle Türkiye’de Afrika bütün bir coğrafya olarak algılanıyor oysa öyle değil. Afrika, kuzeyden doğusuna, güneyden batısına kadar toplam 54 ülkenin bulunduğu, her ülkenin kendi içinde farklı yönetim biçimlerini olduğu, çok etnikli, çok dilli, çok geniş bir coğrafya. Meselâ Fas, Cezayir, Tunus hep aynı düzlemde benzer ülkeler olarak anılır. Hâlbuki bugün Fas’la Cezayir arasındaki kara sınırı kapalıdır. Yine Cezayir, Tunus aynı kültürün devamıymış gibi algılanır. Hâlbuki çok farklıdır. Libya ile Tunus; Libya ile Mısır bile birbirinden farklıdır. Öbür taraftan Afrika’nın batısına bakalım. Bana göre akademisyenlerin en yoğun çalışma yapması gereken bölgesi Batı Afrika’dır. Çok dar bir alanda 13-14 ülke vardır ve bu ülkeler inanılmaz etnik, kültürel, siyasi geçmişlere ve olaylara sahiptirler. Buranın en küçük ülkesi Gambiya’dır örneğin, orada olan bitenleri anlamak için bile bir akademisyen yıllarca çalışması gerekir. Bir Gambiya uzmanı olarak yıllarca orayı inceleyebilir. Doğu Afrika biliyorsunuz Suudi Arabistan’ın etkisindedir ve Cibuti, Somali, Eritre, Sudan gibi yerler biraz Araplaşmıştır. Güneye bakıldığında kalkınmış ülkeleri görürüz. Güney Afrika zaten şu anda Afrika’nın en gelişmiş ülkelerinden biridir. Güney Afrika’nın içindeki Svaziland monarşi ile yönetilmektedir. Zimbabwe örneğin çok kötü bir ekonomiye sahip, enflasyon oranı ölçülemiyor bile. Ruanda biliyorsunuz 1994’deki soykırım sebebiyle gündeme gelmişti, ülkede hala birçok sorun bulunmaktadır. Afrika kıtasındaki birçok ülkede şu anda sorunlar yaşanıyor. Yönetimde bulunanlar liderler, otoriter anlayışlarını devam ettirirken, bu liderlere karşı başlayan halk hareketleri var ve bunların da incelenmesi gerekiyor. Sonuç olarak Afrika bizim bildiğimiz, bize yansıtılan Afrika değil. Safari hiç değil! Afrika halklarının çoğunluğu yoksul evet ama bunu anlamak için Afrika ülkelerine gidip oraları görmek gerekir. İşte, “Afrikalı fakir” diyerek birkaç fotoğrafla bunu anlatamazsınız, oraya gidip onu kendinizin görmesi gerekir.
Türkiye’nin Afrika’ya bakışı da yeni yeni oluşuyor. 1998 yılında Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı Afrika Planı’ndan sonra Türkiye’nin bölgeye bakışı yavaş yavaş değişmiştir. Bu planın 2002 yılında AK Parti Hükümeti tarafından canlandırılmasıyla da aslında Türkiye’nin Afrika’ya ilgisi başlamıştır. Fakat dediğim gibi 1998 yılı Türkiye-Afrika ilişkilerinde dönüm olarak değerlendirilebilir. Bu tarihten sonra da Türkiye’nin Afrika ile kültürel, siyasal ve sosyal ağları kurulmaya başlandı.

Afrika’nın Sorunları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir