“Afrika’da Yönetişim Sorunu Var”
22 Mart 2016
Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN ile Cemaatleşme Üzerine Bir Söyleşi
22 Mart 2016

Nominalist Aydınlar Üzerine Düşünceler

Pamukkale Üniversitesi, Acıpayam Meslek Yüksekokulu, Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü Öğretim Görevlisi

Toplumlar tarihleri boyunca değişmez bir biçimde hiyerarşik yapılanmalara mâruz kalmıştır. Kimi zaman belirli bir soyun veya boyun kimi zaman da belirli bir ekonomik sınıfın, sosyal tabakanın öne çıkarak topluma yön ve biçim verdiği görülmüştür. Kullandığımız kavramlaştırmalar her ne kadar modern düşüncenin bir ürünü olsa da, sonuçta toplumsal bir olguya tekabül etmektedir. Sarkacın bir ucunda yer alan Marksizm’den diğer ucundaki liberalizme kadar bütün ideolojiler, bu hiyerarşinin kaynağı ve işlevi üzerine yorumlarda bulunmuşlar ve bu olguyu açıklamaya çalışmışlardır. Yöneticiler, din adamları, köleler, köylüler, aydınlar neredeyse bütün toplum tiplerde farklı formlarda ve işlevlerde de olsa görülmektedir. Elbette Türk tarihi de bu yapılanmadan bağımsız değildir.

Diğer toplumlardaki işlevlerinden farklı da olsa sonuçta Türk toplumsal yapısında da aydınlar yer almışlar ve önemli işlevler üstlenmişlerdir. Batılılaşma ile birlikte belirgin bir işlev kendisine yüklenen aydın tabaka başlangıcından bugüne sınıfsal, ekonomik, kültürel, etnik ve dinî açıdan heterojen bir karakteristik sergiler. Toplumun önemli bir kesimini meydana getiren bu zümreler okuyan, düşünen, yazan ve yazdıklarını kamuoyuyla paylaşan yâni bilgi üreten kişilerdir. Modern dönemde aydınların ideolojik kabulleri, Türk aydınının fikir ve düşünce alanında tavır koymasında ana belirleyici etkidir. Başka bir deyişle, olaylar, olgular, düşünceler karşısında takınılan tavır ve belirlenen konum evrensel nitelikli ilkeler ve normlar ekseninde değil, önemli ölçüde ideolojik duruşa göre belirlenmektedir.

Bu kısa çalışmada nominalist aydınlar kavramlaştırmamızın1 içeriklendirilmesi bağlamında siyasî karar verme mekanizmasını yönlendiren, biçimlendiren ve devletin iç ve dış politik karar alıcısı ve uygulayıcısı mekanizmalarını etkileyen aydınların eylem ve söylemleri arasındaki birbirine zıt duruşlarını somut örneklerden hareketle değerlendireceğiz. Aydınların “eylem kimliği” ile “söylem kimliği” sarkacındaki uçurumun hangi siyasî ve bilişsel kategorilerden beslendiği belirleyici olmaktadır. Liberal aydınlar kuramsal açıdan devleti, özgürlüklerin ve eşitliğin düşmanı olarak tanımlarlarken, ekonomiden de tamamen çekilmesi gereken bir (lanetli) varlık olarak görürler. Fakat buna rağmen liberaller iktidarla içli dışlı ilişkiler içerinde yer alarak devletle eklemlenmiş bir görüntü içerisindedirler. Özgürlükler hükümetin icraatlarına bağımlı hâle gelmiştir. Bu varsayımlarımız için örnek metinlerin bolluğu karşısında bu kısa çalışmada birer örnekten hareketle varsayımlarımız delillendirilecektir.

Nominalist Aydınlar Kavramı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir