Nominalist Aydınlar Üzerine Düşünceler
22 Mart 2016
ABD Yahut Dünya Düzeni Başkanını Seçerken!
22 Mart 2016

Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN ile Cemaatleşme Üzerine Bir Söyleşi

O. Çetinoğlu- Muhterem Hocam, sizinle cemaatleşme üzerine konuşmak istiyorum. Cemaatleşme kavramı üzerine genel bir değerlendirme lûtfeder misiniz? Şu hususu da öncelikle belirtmek gerek: “Cemaat” denilince pek çok kişinin aklına belli bir topluluk geliyor. Biz, belli bir topluluğu değil, umumî olarak dinle bağlantılı bütün toplulukları konuşacağız. Ülkemizde tek cemaat yok. Pek çok cemaat var.
O. Türkdoğan- Cemaatleşme ve milletleşme, Türk toplumunun bir diyalektiğidir. Her iki kavram da, yüz yıldan beri birbirini destekleyen güçler olacağı yerde, ne yazık ki ayrışmanın odak noktaları hâline getirilmişlerdir. Oysa ümmet ve millet bir bütünün temel unsurlarıdır. Ümmet milletsiz, millet de ümmetsiz yaşayamaz. Osmanlı’da ümmet vardı; ancak millet yoktu. Devlet, milletini oluşturan aslî unsurun kimliğini ümmet denizinde boğmuştu.

O. Çetinoğlu- Cumhuriyet’le sistem değişti değil mi?

O. Türkdoğan- Cumhuriyet’in kuruluşu ile bu tür içeriği boşaltılmış bir ‘ümmet’ anlayışı değişiyor, 1900’lerde İslâmcı Cephe’nin doruktaki temsilcisi Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklâl Marşımızla da millet inşasının yolu açılıyordu. Kültür tarihimizde bu önemli bir atılımdır: İstiklal Marşımız, bir anlamda millî devlet oluşumunun gerçek bir simgesidir.
Günümüzde,“Türklük” olgusunun “Türkiyelilik” kavramı ile karşılanmaya çalışılması, İstiklal Marşımızın o ulvî armonisini bozmaktadır.

O. Çetinoğlu- Millet-ümmet ikiliği yeniden gündeme mi geliyor?
O. Türkdoğan- Olaylar zinciri bizlere birçok hatırlatmalar yapıyor. “Çevre”, eğitim-öğretim sisteminden ötürü baskı altında kaldı da, “ümmet” olgusuna bir cankurtaran simidi olarak sarılma kararı mı alındı?
Hiç şüphesiz İslâm, cihanşümul bir din olarak “kavmini tanıma ve sevme olgusunu” müminlere müjdeliyor. Nitekim Peygamberimiz “Vatan sevgisi imandandır” buyuruyor. Ayrıca “Kavminin efendisi kavmine hizmet edendir” diyor. Keza Hz. Ömer Efendimiz de “Kavminizi tanıyınız, soyunuzu biliniz; Nabatîler gibi olmayınız” buyruğu ile kavim bilincinin İslâmî sistemdeki önemine dikkatlerimizi çekiyordu. Görülüyor ki, dinimizin ileri sürdüğü “Kavmini tanıma, kavmine hizmet etme ve vatan sevgisi” gibi cihanşümul kavramlar, salt ümmet ideolojisi uğruna fedâ edilecek nitelikter olmasa gerek. İslâm-ümmet ayrışması değil ve fakat kucaklaşması inanç sistemimizin kök paradigmasıdır.

O. Çetinoğlu- Gelişmiş ülkeler millî devlet kavramını tercih ediyorlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir