IŞİD’in Kilis Üzerinden Türkiye’ye Yönelik Sistematik Füze Saldırılarının Gerisinde Yatan Stratejisi
31 Mayıs 2016
ABD Başkanlık Seçimleri ve Muhtemel Süreç
31 Mayıs 2016

Alevî Muhafazakârlığı

1. Giriş

Muhafazakârlık bugüne kadar genel olarak Sünnîlik ile özdeşleştirilen bir kavram olmuştur. Muhafazakârlık temel alınarak, Sünnîlik eleştiri odağı olmuş ve Alevî-Sünnî birlikteliğinin karşısında Sünnî muhafazakârlığı bir engel olarak görülmüştür. Buna karşılık muhafazakârlık ve mutaassıplık kavramlarının farkı ile Alevî muhafazakârlığı neredeyse hiç gündeme getirilmemiştir.

Bu çalışma, Alevîliğin toplumsal yapısının pek değinilmeyen muhafazakârlık yönünü araştırmaktadır. Muhafazakârlık kavramının Alevîlik açısından değerini sorgulayan bu yazının cevap aradığı araştırma soruları şunlardır: Muhafazakârlık nedir ve mutaassıplık ile farkı var mıdır? Alevîlikte muhafazakârlık veya taassup var mıdır? Alevîliğin toplumsal yapısında muhafazakârlığı teşvik eden unsurlar nelerdir? Alevî muhafazakârlığı, Alevî-Sünnî birlikteliği için bir engel teşkil etmekte midir?

Bu çalışmada Alevîlik kavramı Anadolu ve çevre coğrafyada Bektaşîlik ve Kızılbaşlık teşekkülleri için kullanılmıştır. Metin içinde zorunluluk hâlinde Kızılbaşlık veya Bektaşîlik kavramları ayrıca vurgulanmıştır.

Alevîlik, Türkiye’de şehirleşmenin artması ile geleneksel kodları çözülmüş ve kendini kente göre yeniden tanımlamış ve konumlandırmış bir inanç sistemidir. Bu bakımdan çalışmamız, Alevîliğin teşekkülünden itibaren, kentleşmenin arttığı ve geleneğin kesin şekilde çözülmeye başladığı (1980) kadarki süreci kapsamaktadır.

Bildiride muhafazakârlık, siyasî bir terim ve doktrin olarak değil, esas itibarıyla bir düşünce stili ve bir tutum olarak hatta sözlük anlamı ile kullanılmıştır.

2. Materyal ve Yöntem

Çalışmamız muhafazakârlık kavramı ile ilgili alanyazına, Alevîliğin kadim kaynaklarına (Buyruklar, Alevî edebiyatı vb.) ve güncel Alevîlik araştırmalarına dayanmaktadır.
Çalışmada kullanılan yöntem, kültür analizidir. Kültür analizi, bireysel algı ve davranışın olduğu kadar toplumsal davranış, yapı, işleyiş, değerler, normlar gibi kültürel öğelerin tanımı ve analizi üzerine odaklanır (Yıldırım-Şimşek, 2010: 70).

3. Muhafazakârlık

Muhafaza sözcüğü, Arapça “hıfz” kelimesinden türetilmiştir; tıpkı hâfıza kelimesi gibi. (Altınyıldız, 2006:179). Muhafazakâr ise, biri (muhafaza) Arapça, diğeri (kâr) Farsça iki kelimeden oluşur. Türkçe karşılığı “tutucu” demektir (TDK, 1998: 2/1584). “Millî an’anelerine, örf ve âdetlerine, geçmişe bağlı olan; mânevî ve maddî değerlerin korunması, yaşatılması şartıyla yeninin güzel, faydalı ve iyi olanını benimseyen ve bu çerçevede gelişme ve değişmeye taraftar olan (kimse)” (MEB, 2000: 3/2009) anlamına gelir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir