Bölgesel Güvenlikleştirme Perspektifinden İran ve DAEŞ
31 Mayıs 2016
Avrupa Birliği’nin Enerji Güvenliğinde Azerbaycan’ın Rolü
31 Mayıs 2016

Avrupa Birliği-Türkiye Anlaşması ve Kıbrıs Rum Yönetimi’ni Tanıma Sorunu

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye ile mülteci anlaşması paketinde yer alan ve pazarlıkları süren Türk vatandaşlarına vizesiz Avrupa konusunda 4 Mayıs 2016’da ilk kararını verdi. AB Komisyonu, Türkiye’nin 72 şartın büyük bir kısmını yerine getirdiğini belirterek vize muafiyeti konusunda tavsiyede bulundu. Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi anlaşmayı onaylarsa Türkiye’ye uygulanan vize uygulaması 1 Temmuz 2016’dan itibaren son bulacak.1

Kararın açıklanması “Türkiye, Güney Kıbrıs’ı tanıyor” tartışmalarını da beraberinde getirmiştir. Konu ile ilgili açıklamasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Hüseyin Özgürgün Türkiye’nin aldığı kararın Güney Kıbrıs’ı tanıma anlamına gelmediğini ifâde etmiştir. Özgürgün “Bu konu çok uzun zamandır gündemdedir ve kararı şimdi alındı. Bu kararla birlikte ‘Türkiye Güneyi tanıyor’ algısı yaratmak yanlış olur. Bu Türkiye ve üye ülkelerin anlaşma çerçevesinde vatandaşlara karşılıklı olarak tanıdıkları haklardır” diye açıklamalarda bulunmuştur.2 Ancak meselenin iç yüzü daha farklıdır. Türkiye Anlaşma çerçevesinde gerekli düzenlemelerin uygulanması konusunda dikkat etmezse Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’ni tanıma yolunda bazı sorunlarla karşılaşabilir.

Uluslararası Hukukta Tanıma

Uluslararası hukukta tanıma, bir uluslararası hukuk kişisinin kendi dışında oluşan belli bir olayı, durumu, belgeyi ya da iddiayı kendisi bakımından yasal kabul ettiğini ve hukuksal ilişkilerini bu veriler üzerine kuracağını bildiren tek taraflı hukuksal işlemdir.3 Tanıma işlemi ile tanıyan devlet ile tanınan devlet arasında birtakım kurucu etkiler doğmaktadır. Bir devleti tanımanın etkilerinin başında tanına devlet ile her türlü uluslararası ilişkinin kurulması olanağının hukuksal açıdan doğması gelmektedir. Böylece, tanıyan devlet ile tanınan devlet arasında özellikle antlaşmalar yapılması ve diplomasi ilişkileri kurulması olanaklı olmaktadır. Bir devleti tanımanın ikinci etkisi tanınan devletin kamu işlemlerine ve belgelerine tanıyan devlet iç hukuk düzeninde saygı gösterilmesi olmaktadır. Bir devleti tanımanın üçüncü etkisi tanınan devletin tanıyan devlet nezdinde dokunulmazlık ve yargı bağışıklığından yararlanması konusunda ortaya çıkmaktadır. Bir devleti tanımanın dördüncü etkisi tanınan devlet ile tanıyan devletin birbirlerinin uluslararası sorumluluklarını ileri sürme haklarının doğmasıdır.4

Devletlerin tanınması uygulamada iki değişik nitelikli tanıma biçimine yer vermektedir. Bunlar “de jure” tanıma ve “de facto” tanımadır. De jure tanıma bir devleti tam olarak tanımanın sağladığı bütün hukuksal etkileri ile tanımayı belirtmektedir. Buna karşılık, de facto tanıma geçici ve sınırlı nitelikli bir tanımayı belirtmektedir.5 Bu çerçevede Türkiye, GKRY’yi de jure olarak tanımamakta ve diplomatik ilişkilerde bulunmamaktadır. Bu nedenle, diplomatik ilişkilerde bulunmak bazı durumlarda tanımanın önünü açabilmektedir. Özelikle Türkiye’nin AB ile imzalayacağı anlaşma son derece dikkatli incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir