Avrupa Birliği-Türkiye Anlaşması ve Kıbrıs Rum Yönetimi’ni Tanıma Sorunu
31 Mayıs 2016
Çin Dünya Düzenini Nasıl Görüyor? Pekin Sorumluluk Sahibi Bir Ortak Olabilir mi?
31 Mayıs 2016

Avrupa Birliği’nin Enerji Güvenliğinde Azerbaycan’ın Rolü

28 üye devletten oluşan AB, Kuzey Amerika (NAFTA) ve Doğu Asya ( ASEAN) ile birlikte dünyanın en büyük ekonomik merkezleri arasında yer almaktadır. Yaklaşık 72 trilyon dolar olan dünya gayri safi hasılasının %24’ünü, yani 17 trilyon dolarını sâdece AB üretmektedir ve bu veri onu listenin ilk sırasına yerleştirmektedir. Dünyanın en büyük ekonomisi AB ekonomik sisteminin ve dolaysıyla küresel ekonomik sistemin istikrarlı bir şekilde işlemesi için ekonominin temel girdisi olan enerjiye AB’nin ve küresel piyasaların güvenli bir şekilde ulaşması büyük önem arz etmektedir. Hâlihazırda AB, ekonomisi için gerekli olan enerjinin %40’ını petrol, %25’ini doğalgaz, %17’sini kömür, %12’sini nükleer güç, %4’ünü hidroelektrik santralleri ve %2’sini de diğer kaynaklardan temin etmektedir. AB yeterli enerji kaynaklarına sahip olmadığı için bu kaynakları uluslararası piyasalardan temin etmektedir. AB’nin enerji konusunda dış kaynaklara bağımlı olması ekonomisinin kırılgan yapıya sahip olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle AB’nin enerji kaynaklarına “kesintisiz” ve “serbest piyasa koşulları”nda ulaşması büyük önem arz etmektedir. Bu durum enerji güvenliği konusunu AB gündeminin üst sıralarına taşımıştır.1

Enerji güvenliği konusu AB gündemine ilk defa 1970 yıllarında yaşanan petrol krizleri ile girmiştir. AB açısından enerji güvenliği Avrupa pazarlarına ve uluslararası pazarlara enerjinin kesintisiz olarak, yeterli miktarlarda, güvenilir ve çeşitli tedarikçilerden ve istikrarlı fiyatlarla ulaştırılmasıdır. Bununla birlikte temiz enerji kaynaklarına erişim, enerji kullanımında yüksek verimliliğin sağlanması, enerji kullanımında kaynak çeşitlendirmesine gidilmesi, yerli enerji üretim imkânlarının araştırılması ve bütün bunlarla bağlantılı olarak çevrenin korunması AB açısından büyük önem taşımaktadır.

Dünyanın en büyük enerji ithalatçısı konumunda bulunan AB’nin enerjide dış kaynaklara bağımlılık oranı hâlihazırda %55 seviyelerinde bulunmaktadır. AB ihtiyacı olan petrolün %84’ünü ve doğalgazın ise %64’ünü ithal etmektedir. AB ihtiyacı olan enerjiyi Kuzey Afrika, Ortadoğu, Hazar Havzası, Rusya ve Kuzey Denizi’nden temin etmektedir. AB ihtiyacı olan enerji kaynaklarını petrol ve doğalgaz boru hatları ile ve deniz aşırı ülkelerden ise tankerlerle kıtasına taşımaktadır. Enerji arz güvenliğinin sağlanması açısından hem bu enerji kaynak alanlarının ve hem de enerji aktarım hatlarının güvenliği ve istikrarı büyük önem arz etmektedir.

AB’nin petrol ve doğalgaz temininde önemli bir kaynak ülke Kuzey Denizi vâsıtasıyla Norveç’tir. AB ithal ettiği doğalgazın %28.2’sini ve petrolün de yaklaşık %15’ini Norveç’ten almaktadır. Avrupa kıta sisteminin bir parçası olan fakat birlik üyesi olmayan Norveç’ten petrol ve doğalgaz alımına ilişkin bir sorun bulunmamakla birlikte Kuzey Denizi enerji kaynaklarının 2030’lu yıllarla birlikte tükenmeye başlayacağı tahmin edilmektedir.

AB enerji ihtiyaçlarını temin etmek için Hazar Havzası’na da yönelmiştir. Bu ihtiyaçların karşılanmasında ve enerji güvenliğinin sağlanmasında en önemli rolü oynayan ülkelerden biride Azerbaycan’dır. AB için Azerbaycan, Hazar petrol ve doğal gazının üretimi ve Avrupa’ya ulaşımı konusunda stratejik bir önem arz etmektedir. Azerbaycan artık uzun yıllardır Avrupa’nın enerji güvenliğinin sağlanmasında önemli rol oynamaktadır. Temeli, 20 Eylül 1994 yılında imzalanan “Asrın Anlaşması” ile atılmıştır. Böylelikle, Azerbaycan AÇG yataklarından ürettiği petrol ve doğalgazı BTC petrol boru hattı ve BTE doğalgaz boru hattıyla Avrupa’ya ulaştırmaya başlayarak, Avrupa’nın enerji güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol üstlenmiş oldu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir