Dünya’da ve Türkiye’de Laiklik, Özgürlük ve Demokrasi İlişkisi Üzerine
31 Mayıs 2016
Alevî Muhafazakârlığı
31 Mayıs 2016

IŞİD’in Kilis Üzerinden Türkiye’ye Yönelik Sistematik Füze Saldırılarının Gerisinde Yatan Stratejisi

Giriş

Suriye iç savaşı başladığından beri diken üstünde bulunan ve Suriye iç savaşı ile birlikte stratejik konuma geçen Türkiye’nin Suriye sınırındaki kenti Kilis’e, sâdece 2016 yılında 50’den fazla füze/roket atılmış ve bunun sonucunda da 21 kişi hayatını kaybetmiş, 90’dan fazla kişi ise yaralanmış ve büyük maddî zarar/hasar meydana gelmiştir.
2016 yılında 50’den fazla füze/roketin atıldığı Kilis’e roketler tesadüfen mi düşüyor, yoksa hedef gözetilerek mi atılıyor? IŞİD Kilis’e neden saldırıyor ve neden saldırı önceliğini Kilis’e vermiştir? Kilis’in, IŞİD için stratejik önemi nedir? IŞİD’in Kilis üzerinden Türkiye’ye verdiği mesaj nedir? IŞİD’in Türkiye’ye yönelik hedefi ve stratejisi nedir? Sorularını da cevaplandırmak gerekmektedir.

Kilis’in Stratejik Konumu

Suriye iç savaşının bir gerçeği olarak Türkiye’ye sığınan yaklaşık 3 milyon mülteciden 120 bini de Kilis şehrine yerleşmiştir. Göç öncesi şehir nüfusu 80 bin iken göç sonrası nüfus 200 bine yükselmiştir. Kilis’in yerli halkı azınlık durumuna düşerken, nüfus Araplaşmış ve Kilis bir nevi Suriye’nin şehri konumuna gelmiştir. Bölgede gerek demografik yapının değişmesine, gerekse iş, istihdam, ekonomik, sosyo-kültürel ve güvenlik dengelerinin bozulmasına yol açan bu göç/sığınmacı sorunu, Kilis’in orta ve uzun vadede daha fazla karşı karşıya olacağı kronik bir durum olarak görülmektedir. Kilis’te kontrolsüz ve kayıt dışı olan on binlerce Suriyeli göçmenin sığınaklarda, bina altlarında, metruk binalarda, sokaklarda yaşamasının yol açtığı sorunlar, herkesin dile getirdiği bir vakadır. Kilis’te gayri resmî evliliklerde yaşanan patlama ve buna bağlı olarak sayıları net olarak bilinemeyen çocuk sayısı da bir diğer kronik sorun olarak dikkat çekmektedir. Kilis, Suriye iç savaşının belki de en hassas/kritik noktalarından biri olmasına rağmen bu hassasiyetine oranla yeterince gündeme gelmeyen ve devletin, hükümetin ajandasında olması gereken öncelikte bulunmadığı değerlendirilen bir ildir. Bu çerçevede Kilis halkının en büyük tepkisi, savaşın ve kaosun ortasında unutuldukları, güvenlik, sağlık, eğitim, göç, sosyo-kültürel sorunlar, ekonomi, iş, istihdam alanlarında savaşa bağlı yaşanan kronik problemlere el atılmadığı yönündedir. Şehir halkı IŞİD’in attığı füzeler nedeniyle şehri terk etmeye başlamıştır.

IŞİD için Suriye’den Türkiye’ye ve Türkiye’den Suriye’ye en kritik geçiş noktalarının başında Kilis gelmektedir. Kilis aynı zamanda Suriye rejim muhaliflerince de hayatî bir nokta/bölge olarak görülmektedir. Kilis’in batı bölgelerinin Afrin ile komşu olması sebebiyle PKK/PYD açısından da kritiktir. Öncüpınar Sınır Kapısı’nın bulunduğu bölge, Suriye rejimine muhalif ılımlı grupların Türkiye ile son sınır irtibatına, Elbeyli ve Kilis’in doğu kısmı ise İŞİD kontrolündeki alanlara bakmaktadır. Bu bağlamda Kilis; Suriye rejim muhalifleri, IŞİD ve PKK/PYD’den oluşan üç ayrı gruba sınırı olan istisna ve kritik bir il pozisyonunda olup, bu da Kilis’i stratejik bölge konumuna getirmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir