“Kahrolsun Böyle Adâlet”
31 Mayıs 2016
Haziran 2016 Sayı 182
28 Haziran 2016

Taliban’ın Afganistan’daki Varlığı ve Pakistan

Taliban örgütünün Afganistan’da faaliyete başladığı 1994 yılından bu güne kadarki varlığı üzerinde çeşitli fikirler öne sürülmüş ve birbirinden farklı spekülasyonlar yapılmıştır. Bütün görüşlerin merkezinde ise Taliban’ın Pakistan ile ilişkilendirilmesi söz konusu olagelmiştir. Bu örgütün daha henüz larva hâlinde olduğu dönemden Afganistan’ın %90’ına hâkim olduğu döneme ve ardından da Afganistan 2001 sonrası döneme kadar Pakistan tarafından desteklendiği bilinmektedir. Bu desteğin Pakistan Devleti’nin üst düzey yöneticileri tarafından açıkça dillendirildiğine bile şahit olunmuştur. Bu makalede Pakistan’ın son yıllardaki Afganistan siyasetinin temelleri üzerinde durulacak ve bu bağlamda Taliban örgütünün Afganistan’daki varlığı ve bölgedeki etkinlikleri ele alınacaktır.

Pakistan Devleti’nin 1947 yılında kurulmasından beri Afganistan ile sınır hattı Durend üzerinde bir türlü anlaşma sağlanabilmiş değildir. İlk başta Afganistan Devleti, Pakistan kurulduktan sonra, bu hattı kanunen tanımadığını ve 1893 Durend Anlaşması ile Pakistan sınırında kalan Peştunların yaşadığı toprakların iade edilmesi istenmiştir. Bu gerginlik 1963 yılına kadar artarak sürmüştür. Davud Han’ın başbakanlıktan uzaklaştırılması ile biraz olsun normale dönen iki ülke arasındaki münasebetler, Afganistan’da krallığın düşürülmesi ve yerine cumhuriyetin gelmesiyle değişmiş ve bütün kozlar kendini toparlayan Pakistan’ın eline geçmiştir. Özellikle Afganistan’da, 1973 yılında devlet içi bir darbe ile krallıktan cumhuriyete geçiş süreciyle birlikte bu sorun Afganistan’ın başını ağrıtmaya başlamıştır. Başka bir tabirle Afganistan’da cumhuriyetin ilânı ile birlikte rejim muhaliflerine kapılarını açan Pakistan, bu sınır hattını ve sınırın her iki tarafındaki Peştun kökenli vatandaşlarını ve Afganistan vatandaşlarını kendi emellerine uygun olarak kullanmaya başlamıştır. Pakistan, sınırın her iki tarafındaki Peştunları alenen veya dolaylı yollarla Afganistan’ın içişlerine müdahale için bir araç olarak kullanmıştır. 1994 yılında ise Taliban örgütü ile bu müdahalesi açıklık kazanmıştır. Bu sebeple Pakistan Devleti Afganistan halkının nefretini kazanmıştır.

Fakat şu da unutulmamalıdır ki, Afganistan halkı ile Pakistan halkı arasındaki münasebet ise, Pakistan Devleti’nin muhteris tavırlarının tam tersi yöndedir. Pakistan halkı ile özellikle sınır bölgelerinde yaşayan Afganistan halkı arasında akrabalık bağlarının bulunması ve kavmî anlamda yakınlıkları olması sebebiyle, iki ülkenin halkları arasında herhangi bir sorun söz konusu değildir. Fakat Pakistan Devlet ve Pakistan’ın İstihbarat Servisi’nin (İSİ) Afganistan siyaseti, iki ülkenin halkları arasındaki dostluktan tamamen farklıdır. Dolayısıyla bu makalede iki ülkenin de halkı değerlendirme dışı tutulmuş ve Pakistan Devleti’nin son yıllardaki Afganistan siyasetine ayna tutulmaya çalışılmıştır.

Taliban örgütünün 2001 yılı sonrası dönemde Afganistan’da izlediği siyaset konusuna açıklık getirilmesi gerekmektedir. Bu dönemde Taliban örgütü, Afganistan sahnesinden tamamen silinememiş ve yok edilememiştir. Bu örgütün yok edilememesinin yegâne sebebi, komşu Pakistan’ın bu örgütün arkasında olması ve desteklemesindir. Her ne kadar Pakistan bu desteğini dünya kamuoyunun önünde açık açık beyan edemese de, Taliban örgütüne el altından destek olmaya devam etmiştir. Afganistan’da yayımlanan “8Subh” isimli gazete yer alan “Afganistan’ın Enerji Kaynaklarına Taliban Saldırısı” başlıklı yazısı, konuya ışık tutması bakımından tarafımızca değiştirilmeden tercüme edilerek buraya aktarılmıştır. Bu makale, 7 Ocak 2014 Salı günü Muhtar Masrur’un kaleminden 8Subh gazetesinde yayınlanmıştır:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir