Stratejisi ve Tarafları Belli Olmayan Bir Savaş: IŞİD, PKK, PYD ve ABD
28 Haziran 2016
Radovan Karaciç Yargılaması ve Siyasallaşan Adalet
28 Haziran 2016

Suriye’de “Türkmen” Varlığı Erirken

Türkiye’de Suriyeli, Suriye’de Türkmen Soydaşlarımız: Suriye Türkmenleri

Elde resmî veri olmamakla birlikte Suriye’de geniş bir coğrafyaya dağılmış yoğunluk daha çok Halep vilayetinde olmak üzere 1,5 milyon civarında Türkçe konuşan ve 2 milyona yakın da maalesef dilini unutmuş, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında kalan, kendilerini “Türkmen” olarak tanımlayan “soydaşlarımız” yaşamaktadır. Rakamlar sağlıklı olmamakla birlikte, savaştan önceki durumuyla Suriye’de Türkmen olarak önemli bir demografik güç bulunmaktadır. Suriye’nin sosyal yapısının heterojen niteliği göz önüne alındığında bu demografik güç, siyasal sürece etkisi bakımından son derece önemlidir. Türkçe konuşanlar Suriye nüfusunun yaklaşık olarak yüzde 5’ine tekabül etmektedir. Diğer Türkçeyi unutmuş, ama kimliğini yitirmemiş büyük ölçüde Müslüman kimliği ön plânda olan Suriye Türkmenleri’nin %99’u Sünnî, Halep’te bulunan az bir bölümü ise Anadolu Alevisi’dir. İran’daki Şiîlerle karıştırılmamalıdır. Ancak Suriye Türkmenlerinin bütünü değerlendirildiğinde dinin üst kimlik olarak tanınması, Türkmen kimliğinin baskılanmasına ve mevcudiyetini devam ettirmesine en büyük engellerden biri olmuştur. Bu da rejim tarafından desteklenen din adamlarının yaptığı propagandalarla sağlanmıştır. Ancak, günümüzde kırsal kesimde yaşayan soydaşlarımız varlıklarını Anadolu’daki gibi korumuşlar, düğünlerinde, sünnetlerinde, gelin alaylarında “Şanlı Türk bayrağı”nı açabilmeyi bile sürdürmektedirler. Halep’in kuzeyinde yaklaşık bir milyonluk Türkmen varlığı Türkiye’nin bölgedeki güvenlik kuşağının temelini oluşturmaktadır. “Bayır Bucak Türkmenleri” olarak da tanımlanan Türklerin yoğun olarak yaşadığı diğer bir il ise Lazkiye’dir. Bu nüfus yoğunluğuna karşın, Türkmenlerin bugün Suriye siyasetinde yer alamamalarının nedeni onlarca yıldır baskı altında yaşamış olmalarından kaynaklanmaktadır, Fransız mandası döneminde başlayan ve milliyetçi Arap rejimlerinde -BAAS- süren bu ağır baskılar sonucu kent merkezlerinde yaşayan Türkmenler Türk Dünyası’ndan kopmuş ve dillerini bile unutabilecek kadar Araplaşmışlardır. BAAS rejiminde Suriye Türkmenlerine hiçbir örgütsel hak tanınmadığı için, ne bir dernek ne de bir siyasî hareket kurma imkânı bulabilmişlerdir. Bazı bölgelerde Türkmenlerin kendi dillerinde Türkü söylemeleri bile yasaklanmıştır. Başkent Şam’a yerleşen, yönetimde söz sahibi olan Türk ailelerinin Türkçe’yi unuttukları, bazı Türkçe sözcükleri Arapçaymış gibi savundukları tarafımdan müşahede edilmiştir. Osmanlı Devleti’nin ünlü “Akbıyık” sülalesinin “Akbik” biçiminde, “Bayraktar” ailesinin “Biy-rek-ter” şeklinde Arapça’ya uydurularak söylenilmesi gibi… Yavuz Sultan Selim tarafından Suriye ve Kıbrıs Valisi olarak atanan Merdam Bey ailesinin zamanımızda yaşayan torunlarıyla, eski Şam içerisindeki “Merdam Bey (Beg) Konağı”nda, İngilizce ve Arapça konuşarak anlaşmak benim için üzüntülerin en büyüğü olmuştur.

Suriye Türkmenleri, dünya ve hatta Türkiye kamuoyunun fazla bilgi sahibi olmadığı ve son zamanlarda Suriye’de değişim sürecinde gündeme gelen bu toplumsal dinamiklerden biri olmalarına ve üç yıldan beri “Suriye Türkmen Meclisi” içerisinde onurlu mücadelelerine devam etmelerine karşın, PYD içerisinde bulunan Türkmenler kadar Batı medyasında kendilerine yer bulamamışlardır.

Suriye Türkmenleri sahada rejim, Rusya, İran, Hizbullah, Irak ve Afgan milisler, PYD/YPG/Suriye Demokratik Güçleri ve DEAŞ ile mücadele etmektedir. Hama-Humus Türkmenleri Rejim tarafından etnik temizliğe mâruz kalmıştır. Şam-Golan Türkmenleri savaşın başından bu yana tümüyle rejimin ablukası altında bulunmaktadırlar. Halep’teki Türkmen köylerinin büyük çoğunluğu DEAŞ’ın kontrolü altındadır. Rusya’nın hava bombardımanı ile karşı karşıya kalan Azez başta olmak üzere Halep Türkmen bölgesi PYD ve türevlerinin hedef menzilindedir. Halep Türkmenleri ciddî bir etnik temizlik ve tehcir tehlikesi altındadır. Mayıs 2015’te Rakka, Tel – Abyad Türkmenleri PYD’nin tehcirine mâruz kalmıştır. Bayır Bucak Türkmen bölgesi Rusya, Rejim, İran, Hizbullah, Irak milisleri ve Şebbiha çetelerinin bombardımanı altındadır. Bölgedeki Türkmen köyleri büyük oranda boşalmıştır.

Özelikle olayları yakından takip eden ve Suriye’de hedef hâline gelen ve olayların öznesi konumundaki Suriye’deki Türkmenler topraklarını bir bir kaybetmeleri, Türkiye’nin Türkmenlere yeterince sahip çıkmamasından ve onları birleştirmek için gerekli adımları atmamasından kaynaklanmıştır. Arap Baharı’nın başlangıcındaki Türkiye üzerine kurgulanan olumlu güvenlik algılaması, iç savaş döneminde alandaki aktörlerin ve tehditlerin farklılaşması sebebiyle Türkiye’nin öngörülerinin tamamen dışında evrilme göstermiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir